MASONLUK VE DİN-II

VAHYİN ve PEYGAMBERLİĞİN İNKARI


Isa, prensiplerini, bütün yukarda belirtilen fikirlerin kayanasarak yasadigi Güney Dogu Anadaolu ile Mezopotamya bölgesinden derlemedi mi? Muhammed Islamiyetin esaslarini ayni bölgeden ilham alarak tespit etmedi mi?"
Mimar Sinan Dergisi Yil:4 S: 19 Sf:19

Bu izahdan, masonlarin, Islamin esaslarinin vahiy kökenli degil de çok zeki bir zatin bölge meselerinden ilham alarak getirdigi prensipler oldugunu ileri sürdükleri görülüyor. Bir baska yerde ise söyle denmekte:


"Incil'de açiklanan hakikatlarin devaminda kalmayi seçen, Islamin Peygamberi, Kur'an'in 'Kitaba Inanlar' diye tanimladigi kimselerle hosgörülük, dürüstlük ve hatta dostluk münasebetleri kurmaya çalismistir"
Mimar Sinan 1977 S: 25 Sf:48

Peygamberler hakikatleri Allah cellecelaluhu'dan alirlar. Oysa masonlar Peygamber Efendimiz aleyhisselam'in Incil'den ilham aldigini ve istedigi hakikati oradan seçip Kur'ani yazdigini ileri sürmekteler.
Üstad masonlardan Cemil Sena bu tür iddialari ispatlamak için sayfalarca yazdiktan sonra adeta kendince müslümanlari teselli mahiyetinde sunlari söylemekte:


"Bu itibarla Hz. Muhammed'in yüce mistik dehasinin gerçeklendirdigi büyük dinsel ve uygarsal devrimin kaynagi Tanrisal olmasa bile, onun kutsal büyüklügü asla küçülmez."
Hz. Muhammed'in Felsefesi Cemil Sena Remzi Kitabevi Sf:44

AYETLERİ AÇIKÇA YALANLAMALARI:


Bu husuta bir örnek vermekle yetinecegiz. Kur'ani Keim'i iftira ederek bir insan sözü olarak kabul eden masonlar, asagida görülecegi gibi, Allah'ın açık hükümlerini sözde yerel bir kültürün etkisiyle ortaya çıkmış kurallar gibi göstermeye çalışmaktadırlar.


Domuz etinin haram oldugunu bildiren ayeti kerimelerden birinde söyle buyrulmaktadir:


"(Ey Resulüm) de ki: - Bana vahyolunanlar içinde, yiyen bir kimsenin yiyecegi arasinda, dedigimiz gibi haram edilmis bir sey bulmuyorum. Yalniz haram olarak sunlar vardir: Ölü, yahut akitilan kandan, yahut domuz eti ki, o süphesiz bir pistir, yahut Allah'dan baskasinin adina bir fisk olarak bogazlanan. Bununla beraber her kim bunlarda da çaresiz kalirsa, tecavüz etmememek ve zaruret miktarini asmamak üzere yiyebilir." (Enam Suresi, 145)

Masonlar ise su sekilde düsünmektedirler:


"Kybele'nin Bir de kocasi vardi ve o da Tanrilar'dandi. Adi; Anis, Adon, Adonay veya Adonis idi. Bitkisel hayatin mevsimlere göre canlanip ölmesini yönetirdi. Her ilkbaharda dogar, kis baslarinda ölürdü. Suriye toplumlarindaki inanca göre, Anis'i bir yabani domuz öldürdü. Iste "Sami" irklarda domuz eti yemenin haram telakki edilmesi, Anis'i öldüren domuza karsi duyulan kin ve nefretten kalmis ve Islam dinine kadar gelebilmistir."
Mason Dergisi S: 82/5 Sf:12

Bu iddianın asılsız ve saçma olduğu çok aşikardır. Kuran"ı Kerim'de, o dönemin toplumlarında yerleşik olan pek çok yanlış inanç, gelenek, adet ve uygulama ortadan kaldırılmış, yerine hep Allah'ın insanlar için seçtiği güzel ahlak ve hak din hükümleri getirilmiştir. Gerçek bu iken Kuran ile dönemin kültürleri arasında ilişki kurmaya çalışmak, sadece artniyetin ve cehaletin bir sonucu olabilir.
Bu bölümle ilgili son sözü Kur'an-i Kerim'e birakiyoruz:


"Yoksa, Kur'ani kendisi mi uyduru mu, diyor müsrikler? O halde söyle de: - Haydi onun gibi uydurma on sure getirin ve bunun için, Allah'dan baska gücünüzün yettiginide çagirin. Eger dogru söylüyorsaniz, bunu yaparsiniz." (Hud Suresi, 13)


"(Resulüm), simdi seni tekzip ettilerse (yalanladilarsa), senden önce o açik mucizeleri, hikmetli sahifeleri ve nurlu kitabi getiren peygamberlerde tekzip olundu." (Al-i İmran Suresi, 184)

"Bir dinin tesirinden hala kendini kurtaramayan Masonik prensip ve hakikatleri kavrayamayan Masonlarin bol miktarda mevcudiyeti çok üzücüdür."
Mimar Sinan S: 4 Sf:40

MELEKLERİN İNKARI

Meleklere iman hakkinda bir ayeti kerimede söyle buyrulmaktadir:


"Peygamber (Aleyhissellam) ve müminler, Rabbinden kendine indirilene Kur'ana iman ettiler; hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarina ve peygamberlerine iman eylediler." (Bakara Suresi, 285)

Bu hususta bir masonun görüsü ise su sekildedir:


"Vermis oldugumuz bu kisa bilgiler bile, Melek denilen, peygamberler döneminden sonra artik kimseye görünmeyen sözde varliklarin, hemen bütün dinlerde, birbirine benzeyenn ya da birbirini andiran sembolik tasarimlardan ibaret olduklari anlasilmaktadir."
Mason Dergisi S: 81/4, Sf:26

RUHUN ÖLMEZLİĞİNİN, AHİRET HAYATININ İNKARI

Ruh ve Ahiret hakkinda ayeti kerimelerde söyle buyrulmaktadir.


"(Ey Resulum) bir de sana ruh'dan (ruh'un hakikatindan) soruyorlar. De ki; ruh Rabbimin bildigi bir istir ve size ilimden ancak az bir sey verilmistir." (İsra Suresi, 85)


"Sonra Allah onu (seklini)düzeltip tamamladi ve bizzat kendi kudretinden ona bir ruh koydu. Sizin için kulaklar, gözler, kabler yaratti. (Allah'in size verdigi nimetlere karsi) sükrünüz pek az.


Bir de (kiyameti inkar edenler): "Arzda, topraga karisip kayboldugunuzda mi; cidden biz mi, yeni bir yaratilista olacagiz?" dediler. Dogrusu onlar, Rablerinin huzuruna varacaklarini inkar eden kafirlerdir." (Secde Suresi, 9- 10)

Bazi masonlarin ise bu hususta fikirleri su sekildedir:


"Ruhun ölmezligi dogmasi, Tanri'nin varligi dogmasi kadar eskidir."
Mimar Sinan 1977 S; 24 Sf:32
"Ölümden sonra hayat var mi?
Insanoglu bu sorunun cevabini henüz vermis degil"
Mimar Sinan 1977 S: 24 Sf:8

"Ruhun ölmezligine inanmak, imgeye (hayal) kapilmaktir."
Mason Dergisi Ocak 1975 Sf:8

Beseriyet de RUH fikri, ölüm korkusundan, daha dogrusu birden bire 'YOK OLUSUN' kabul edilememesi, bu korkunun elem ve azabinin hafifletilmesi düsüncelerinden dogmustur."
Türk Mason Dergisi 1965 S: 59 Sf:3036

"Tamamiyle rasyonalist ve pozitivist olan Masonlugun ölüm sonrasinda bir alem kabul etmesine imkan yoktur."
Otuzuncu Derece Ritüelinin Tetkiki Dr. Selami Isindag 1966 Sf:39

Masonlar maddeden bagimsiz, metafizik manada bir ruhun varligini kabul etmemektedirler. Yukaridaki izahlar böyle bir maddeci zihniyetin yansimasidir. Ilmi bir deger ifade etmemekte fakat masonlarin materyalist felsefeye olan bagliliklarini sergilemeleri açisindan anlam tasimaktadirlar.


Ruh hakkindaki masonik görüsler "Masonluk, Dialektik Materyalizm Iliskisi" adli bölümde karsilastirmali olarak tekrar ele alinmistir.


CENNET ve CEHENNEMIN İNKARI


"Ve sonra kulli ve ilahi iradenin kabulü , daha birçok mistik inançlarinda kanulünü icap ettirir. Bilinmeyen, müsahede ve isbat edilmeyen ahiret alemi, dinlerin kabulünü emrettigi bu mevhum alem, bunlarin arasindadir.
Türk Mason Dergisi Ekim 1968 Sf: 3724

Burada, eger 'kulli ve ilahi' irade kabul edilirse, pesinden hangi inaçlarin gelecegi hatirlatilmis, görüldügü gibi cennet ve cehennem için "mevhum" (hayal mahsulü, var sanilan) tabiri kullanilmis, açikça reddine gidilmistir.


"Ilahiniz tek bir ilahtir. Ahirete iman etmiyenlerin kalbleri gerçegi idrak edici degildir. Onlar, Allah'in birligine iman etmeyi kibirlerine yediremeyenlerdir." (Nahl Suresi, 22)
"Insanlari Allah yolundan çevirenler ve o yolu egri (çarpik) bir hale getirmek isteyenler, iste onlar ahireti inkar edenlerdir." (Saffat Suresi, 45)

KADERİN İNKARI


Asil gayeleri kaderi terk etmek olan Masonlar "olumlu bilim" den ayrilmadiklarindan, bu inanisin de sebeplerine (!) inmisler, kendilerince açiklamaya çalismislardir:


"Tesadüf diye adlandirilan olaylar insan yasaminda öenli yer tutar... Bazi toplumlarda bu raslantilar 'alin yazisi' 'kader' gibi ilahi anlamlarla baglanmistir...
Insan, dogal baskilarin etkisinden kurtulabilmek amaciyla kader ve tesadüfün mistik kurtariliciligina siginmayi rahatlatici bulmustur."
Mimar Sinan Yil:4 S: 15 Sf:46-47

Görüldügü gibi masonik prensiplerin kabul ettigi hemen hemen hiç bir akaid bahsi kalmamistir. (Kader hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Zamansızlık ve Kader Gerçeği)
Iste bütün bu özelliklere sahip bir haricinin (henüz mason olmamis, aday sahis) beyani ve kendisini imtihan eden masonlarin takdirini toplayarak, "Nuru Ziyaya" kavusmasi:


"Muh. Mah.imizde niyabeten Teksiri icar edilen bir B. miz bu suale karsi: "Benden bir vazife istiyebilecek bir Halik tanimiyorum!" cevabini almisti. Imtihanlari esnasinda hep gayrete geldik, kendisini sikistirdik. "Evet dedi, benim kainatta hüküm ferma olduguna kaanat ettigim Kudert'I Fatira insanlarla görüsüp konusmaz, kurallardan seçtigi vekiller vasitasiyla bana yazili kanunlar, kitaplar göndermez; benden vazife degil, yaptiklarindan hiçbir sey beklemez. Insanlarin vazifeleri ancak nefislerine ve birbirlerine karsidir." Bu izahat üzerine hepimiz gayrete geldik, bu çok yüksek mefkureli biraderimizi Klisaya kurban etmekten kurtarmak için çok ugrasildi ve nihayet N. ziyaya kavusabildi."
Büyük Sark Subat 1932 No:45 Sf:21

Fakat masonlarin arasina herzaman "çok yüksek mefkureli" sahislar girmeyebilir. Gerçimasonluk bünyesinde "yönlendirilebilir" nitelikte sahislar olmaya dikkat eder, fakat yönlendirilmekte direnen sahislar da çikarilabilir. Bu iki husus masonlar tarafindan asagidaki sekilde dile getirilmektedir.


Masonluk saliklerinden din, irk, mezhep, milliyet, felsefe ve siyasal kanaaat farkini evvela gözetmez, fakat sonra bunlarin Masonik prensip ve doktrinlere uymayan taraflarini yontmak ve gidermekle (Ham tasi yontmak, mikap tasi cilalamak) bu farklari ortadan kaldirarak ilim, akil ve hikmete tamamiyle intibak etmis arifler, hakimler meydana getirmek ister. Fakat sonra bunlarda, Masonik ana prensiplere uygun, tahditler yapar. Masonluk saliklerine, kendi doktrinlerine uyan bir karakter saglamak amacindadir ve Masonlugun bu doktrinler tarafindan meydana getirilmis prensipleri, sistemi ve özü vardir."
Dr. Selami Isindag Masonik Dialog Sf: 16

İSLAMİYETE KARSI TUTUMLARI

Masonik prensipler dogrultusunda bir din fikrine sahip olan, üst derecelerdeki üstad masonlar, hak din olan islamiyete karsi bilinçli bir sekilde cephe almaktadirlar. Sadece üyelere mahsus bir brösürde "Büyük Üstad" söyle seslenmekte:


Medreseler, minareler yikilmadikça, yani skolastik düsünceler dogmatik inanislar ortadan kalkmadikça fikirlerdeki esaret vicdanlardaki izdirap da kalkmayacaktir."
Ülkü Muhterem Mahfili Nesriyati
1952-53 seneleri çalisma Raporu, Süha Selçuk Basimevi, S: 12-13

"....Nasil ki Meclisi Millide, hiç münasebet almadigi halde camiin siralarindan yükselen ezan sesi: Ben yasiyorum, ölmedim, ölmeyecegim diyen onun "Essela"sindan baska bir sey midir? Memleket münevverlerinin samiasini tahris eden bu ses, hepimize ikaz ve basiret vazifesini ihtar eden bir sayhadir."
[BÜYÜK ÜSTAD HAYDAR ALI KERMEN HATIRASI"
Brosürü - Birlik Tek...Muh... Mahfili Yayini - 1949 - No:1, sf:10]

Dinleyici sirlarindan yükselen ezan sesinin masonlara azap verdigini müsahede etmekteyiz.
"Ben yasiyorum, ölmedim" diye bahsedilen ise Islam dinidir ve masonlarin öldüremedikerinden yakindiklari "Essela" yani namaza davet de dinin en önemli sembollerindendir.

Ayni sekilde, masonlarin günümündeki materyalistler de Islama düsmandir. Her defasinda basa geçtikleri zaman Islamin ahkamini kaldiracaklarini ifade etmektedirler. Cumhuriyet Gazetesi yazarlarindan Yalçin Küçük söyle demektedir:


"Okul ve resmi dairelerdeki cami ve mescitlerin tümünü kapatacagimizdan kimsenin kuskusu olmasin... Sosyalist hükümetimizin ilk sahasinda minarelerdeki tüm hoperlörleri sökecegimizi simdiden açiklamakta yarar buluyorum"
[Yalçin Küçük - Yeni Gündem -3-9 Mayis 1987, sf.31]

"En feyizli, en verimli devrini Türkiye Cumhuriyetinin sinesinde yasamakta olan Türk Mas...lugu, milli inkilaplarla hemahenk bir sekilde yükselebilmek için eski devirlerin taassubuna, cehalete, zulmete karsi kendisini muhafaza maksadile büründügü zirhlardan, engellerden, bu itila ve inkisafa mani bulunan agirliktardan ve zincirlerden artik kurtulmak vaziyetine gelmisti. hala korkulu rüyalar görmek, hala (Ya hafiz) levhalarinin efsaneli ve efsunlu gölgelerine siginmak bu terakki ve tekemmül asrinda hiç de yakisik alamazdi."
[BÜYÜK SARK -Eylül. Tesrini evvel - 1923 - No:12, sf:22]

"Zirhlardan" kurtulma safhasinda masonlarin attiklari seylerin basinda "efsaneli ve efsunlu" yani masal ve büyülü "Ya Hafiz" levhalari gelektedir. Daha açik bir ifadeyle, MASAL yerine konulan Allahu Tealanin güzel isimlerinden olan "Hafiz = Esirgeyen, koruyan" ismidir bu baslica engel. (!)
Masonlar, bölüm boyunca özetlemeye çalistigimiz din hakkindaki bu görüslerini basina yansitmamaya özen gösterirler. Nitekim, Nokta dergisine bu hususta verilen cevap söyledir:


"Nokta: Toplumda "masonlar dinsizdir" diye bir kani var?
MülküS: Evet, o çok ters bir müsahade, yanlis, tamamen yanlis bir müsahade. Biz bir kimseyi mason olarak aramiza kabul edebilmek için ön sart Allah inanci arariz. Yani yüce bir kudrete inanmayan bizim için mason olamaz ama bu Hiristiyan olabilir, Musevi olabilir. Müslüman olabilir ama mutlaka bir inanci olmalidir, yani ateist ise biz onu almayiz."
[NOKTA, S: 40, Sf:31]

Bu cevap, masonlarin din deyince ne anladiklarina baglidir. Hiç süphesiz masonlar arasinda, gerçek manada dindarlar bulunabilir. Bu sahislar, mahiyetini tam olarak bilemediklerinden mason olmus olabilirler. Fakat nüfus cüzdaninda `Islam' yazan ve kendisinde "Islamiyeti kabul ediyorum" diyen bir mason, eger Onu, sadece sosyolojik bir olay ve bir sahsin ideolojisi olarak görüyorsa, ayrica, Kur'an-i Kerim'in izahlarinin (muhtevasinin), masonik yayinlarda yazilan ve yukarida inceledigimiz gibi tesekkül ettigine inaniyor ve iddia ediyorsa, sehadetinin manasi olmadigi açiktir. Nitekim, Kur'an-i Kerim, mümin ve inkarcı arasinda bir üçüncü zümrenin tarifini yapar ki, zahiren "kabul ettik" diyen bu sahislar, aslinda gizli olarak bütün ahkami (Kuran hükümlerini) çürütmeye çalisan münafiklar toplulugudur.
Bu hususa delil bazi ayet-i kerimelerde söyle buyrulmaktadir:


Insanlardan bir kismi vardir ki, biz Allah'a ve kiyamet gününe inandik derler. Halbuki onlar, iman edenlerden degillerdir." (Bakara Suresi, 8)
Kalblerinde bir hastalik olanlarin ise, bu süreler, küfürlerine küfür katti ve kafir olarak ölüp gittiler. (Tevbe Suresi, 125)
Bu kötü halleri sundan: çünkü onlar görünüste iman ettiler, sonra (Kalbleri ile) inkar ettiler. Bu yüzden kalbleri mühürlenmis de artik anlamaz olmuslardir." (Münafikun Suresi, 3)